Büyük Atatürk’ün başkomutanlığındaki Türk ordusu, 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’a başladı: Tarihin akışını değiştiren gün
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk ordusunun 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri oldu. Tarihçi Prof. Dr. Hakkı Uyar, 26 Ağustos 1922’nin Anadolu’nun bağımsız bir vatan olarak kalmasını sağlayan en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirtti.
Türk tarihinin en büyük eşiklerinden birisi, 104 yıl önce bugün aşıldı. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk ordusu, Yunan ordusunu Sakarya Meydan Savaşı’nda yenilgiye uğratmasının ardından 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz’a başladı. Sakarya zaferi ile 238 yıllık geri çekilişi durduran Türk ordusu, inisiyatifi ele alarak bitme noktasına gelen kaynaklarını adeta yeniden ve büyük bir gizlililkle toparlayarak 26 Ağustos sabahı topçu atışlarıyla taarruza geçti.
Başarıya ulaşan bu hücum ile tarihin seyri değişti. Türk ordusu Yunan ordusunu fiziken, Yunan ordusunu Türklerin üzerine süren emperyalizmi de fikren mağlup etti.
‘VATANDA KALMAMIZI SAĞLADI’Gazetemize konuşan ve 26 Ağustos 1922 tarihinin Türk milletinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğuna dikkat çeken tarihçi Prof. Dr. Hakkı Uyar, “Bunun mimarı da Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bu mücadele, yüzyıllardan beri Batı karşısında yenilen, Viyana önlerinden Anadolu bozkırına kadar çekilmek zorunda kalan bir milletin varoluş mücadelesidir” dedi.
“26 Ağustos 1071 Anadolu’nun vatan olmasını sağladıysa 26 Ağustos 1922 de vatan olarak kalmasını sağladı” tespitinde bulunan Uyar, “Vatanın bağımsızlığının temelini 26 Ağustos’taki Büyük Taarruz attı. 30 Ağustos 1921’de yok olma noktasında Sakarya’da direnmeye çalışan bir millet, bir yıl sonra karşı saldırı yapıp Anadolu’dan sadece Yunan’ı değil, bütün emperyalist güçleri attı” ifadelerini kullandı.
Büyük Taarruz’dan zaferle sonuçlanmasından kısa bir süre sonra 18 Eylül 1922’ye gelindiğinde Anadolu’da tek bir düşman askerinin kalmadığını söyleyen Uyar, “Mustafa Kemal’in liderliğinde bağımsızlık savaşını kazanan Türk milleti, bu zaferin ardından Mudanya ve Lozan’da sahada kazandığını masada da kazanmayı bildi” dedi.
‘DÜŞMANLIKLARIN TEMELİ AYNI’ Lozan’ın da Cumhuriyetin önünü açtığını belirten Uyar, sözlerine şöyle devam etti: “Lozan ve Cumhuriyet birbirini tamamlayan kavramlardır, birine düşman olan diğerine de düşmandır, birini savunan diğerini de savunur. Türk Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması Cumhuriyetin, Türk Devrimi’nin ve çağdaş Türkiye’nin önünü açtı. Büyük Taarruz olmasaydı ne Anadolu vatan olarak elimizde kalırdı (Malazgirt’in de anlamı olmazdı) ve ne de Cumhuriyeti kurabilirdik. Bu zafer tüm mazlum milletlere de örnek oldu. Olmaya da devam ediyor. Ona içeride ve dışarıda yapılan düşmanlıkların arkasında da temelde bu yatıyor.”
Kaynak: 0 / Tarih: 26.08.2026 08:26 / Okunma = 69














