TGSD: Rekabet gücümüzün önündeki temel engel makro politikalar
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) hazırladığı “Küresel Rekabetçilik Matriksi” raporuna göre, Türkiye’nin düşük maliyetli fason üretim yarışını geri dönüşsüz şekilde kaybettiği belirtilirken; sektörün tasarım, kalite ve lojistik gibi yapısal avantajlarını
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), hazırgiyim sektörünün küresel rekabetteki konumunu 23 ülke arasında sekiz ana parametre ve 21 alt gösterge üzerinden analiz eden bir çalışma yayımladı. Başkan Toygar Narbay tarafından hazırlanan “Küresel Rekabetçilik Matriksi”nde Türkiye’nin üretim stratejisinde “fason fiyat rekabetinden” değer odaklı modele geçiş yapması gerektiği vurgulandı.
Alıcıların sipariş kararında en etkili maliyet kaleminin yüzde 52 ile işçilik maliyeti olduğu belirtilen rapora göre Türkiye’de işçilik maliyetleri dolar bazında Hindistan’dan 18 kat, Bangladeş’ten 8 kat daha yüksek. Türkiye’nin 18. sırada yer aldığı saf maliyet yarışının yapısal olarak ve geri dönüşsüz şekilde kaybedildiği ifade edilirken raporun esas vurguladığı ise bu kayıp karşısında Türkiye’nin “değer” ölçümündeki yeri. Değer endeksinde Türkiye 100 üzerinden tasarımda 80, tekstil altyapısında 90 ve yetişmiş işgücünde 88 puanla İtalya ve Portekiz’le aynı segmentte konumlandırıldı. Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Ancak yüzde 37’lere varan finansman maliyetleri bu segmentin getirdiği avantajlardan yararlanmayı engellemektedir. Tasarım, kalite ve lojistik gibi yapısal avantajların sahaya yansıması için finansal ekosistemin üretim yapısıyla uyumlu hale getirilmesi şarttır; aksi takdirde bu avantajlar tek başına yeterli değildir. Stratejik yön, hacim odaklı fason fiyat rekabetinden; tasarım, marka, hız ve sürdürülebilirliğe geçiştir. ABD’deki yüzde 10 tarife avantajı ve AB gümrüksüz erişim kalkanı, bu geçişi finanse edecek stratejik penceredir. Yapısal avantajlar ancak finansman engeli aşılırsa sahaya yansır. Ucuz üretemeyebiliriz ama değer üretebiliriz. Rakipsiz tarife erişimimiz, derin tekstil altyapımız ve nitelikli işgücümüz, doğru finansman desteğiyle Türkiye’yi premium segmentte konumlandırabilir.”
TGSD Başkanı Toygar Narbay ise işçilik maliyetinin yüzde 52’lik etkisi yüzde 31’e simüle edilse bile Türkiye’nin rekabetteki yerinin sadece iki basamak yükseldiğine dikkat çekti. Narbay, “Konu işçi ücretleri değil. Türkiye’de işçi maliyetimiz azaldığında sektörlere yararı olmayacağı gibi işçi maaşlarının artması da gerçek enflasyon karşısında işçinin alım gücünü artırmayacak. Temel konu finansal/makro sorunlarımız. Enflasyonun düşürülmesi ve kurun olması gereken yere taşınması lazım.”
Kaynak: 0 / Tarih: 06.07.2026 09:12 / Okunma = 2














